preload logo
Peygamber Sevdalıları Vakfı
"O'nu Örnek Almadıkça İnsanlık Huzur Bulamaz"
Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

2019 YILI SİYER SINAVI SORULARINA YAPILAN İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2019 YILI SİYER SINAVI SORULARINA YAPILAN İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Rabbin rızasını gözeterek alemlere rahmet olarak gönderdiği o kutlu peygamberini okumak ve yaşamak maksadıyla “O’nu oku, O’nu yaşa” temasıyla yaptığımız bir Siyer sınavını daha geride bıraktık. Rabbimizden dileğimiz bu çalışmamızı rızasıyla kabul etmesi ve o kutlu yolu sürdürecek yeni bir neslin inşasında vesile kılmasıdır. Yürüttüğümüz bu çalışmada katkı sunan her kardeşimize teşekkür ediyor böylesi hayırlı bir çalışmada ben de varım diyerek sınava giren herkesi can-ı gönülden tebrik ediyoruz. Bir dahaki seneye daha güzel ve daha geniş kitlelere hitap edecek yeni bir sınavda buluşmak dileğiyle siz değerli kardeşlerimizi Allah’a emanet ediyor, dualarınızı istirham ediyoruz.
siyer-sinavinda-basvurular-bugun-sona-eriyorSınav sorularına itiraz babında bizlere mail yoluyla ulaşan kardeşlerimizin itirazlarına, yaptığımız değerlendirmeler sonucu verdiğimiz cevaplar aşağıdadır.

1. 4. Kategori A Kitapçığı 1 / B Kitapçığı 85 Soru: Paragrafta verilen bilgilerden yola çıkılarak hangisine ulaşılamayacağı sorulmuştur. Cevap, “Düşmana korku vermek” ifadesinin yer aldığı A seçeneğidir. C Seçeneğinde yer alan Müslümanlara cesaret vermek seçeneğine ise “ bozulduğu haberi doğru değilse açıkça bildirmelerini” istemesinden ulaşılabilir. Bir anlaşmanın bozulup bozulmadığını öğrenmenin düşmana korku vermek amacıyla yapılamayacağı bariz olup bozulmadığını duyurmak ise güven ve cesaret vericidir.

2. 4. Kategori A Kitapçığı 3 / B Kitapçığı 87 Soru: Ayneyn Tepesi yerine Ayneyn Geçidi ifadesinin kullanılması iptali gerektirecek bir durum değildir. Ayneyn Geçidi ibaresi de kitapta ayrıca geçmektedir. Askerlerin Ayneyn tepesinde olması ile Ayneyn Geçidi’ni korumaları birbirinden farklı şeyler değildir. Yani nasıl ki, Çanakkale Boğazı’ndaki askerler dendiğinde askerlerin boğazın içinde olmaları gerekmiyorsa veya Bedir kuyusunda nöbet tutan askerin kuyunun içinde olması gerekmiyorsa Aynı şekilde “Ayney Geçidi’ndeki birlik” deyince illa bu askerlerin geçitte olması gerekmemektedir. Geçidi korumakla görevli olmaları yeterlidir. İçinde veya dışında olması, aşağısında veya yukarısında olması verilmek istenen mesaja gölge düşürmez.

3. 4. Kategori A Kitapçığı 9 / B Kitapçığı 14 Soru: Diktatörlük, adaletsizlik ve zulme dayanan idari bir sistemin oluşmasına engel olan şey şuraya halkın veya temsilcilerinin katılması, ya da çoğunluğun dediğinin olması değil kararların İslam’a uygun olmasıdır. Zira günümüzde de demokrasiyle yönetildiği halde bir çok devletin, adil olmayan, zulme dayalı sistemler ortaya koyduğu inkar edilemez. Dolayısıyla İslam’a uygun olmayan hiçbir sistem adil değildir. Ayrıca verilen ifade de kitapta geçmektedir.

4. 4. Kategori A Kitapçığı 47 / B Kitapçığı 96 Soru: Reci Olayı’nın tarihi ile ilgili kitapta iki farklı ifade geçmektedir. Kitabın içindekiler bölümünde, yine iç kısımda Reci Olayı’ndan hemen önce dördüncü yıl başlığının olması, Reci Olayı’nın tarihinin üçüncü yıl olarak yanlış verildiğini göstermektedir. Bu sebeple A seçeneğinin de doğru kabul edilmesi uygun görülmüştür. Bir-i Maune olayında kitabın hiçbir yerinde sahabelerin esir düştüğüne dair bilgi yoktur. Başka kaynaklarda bir sahabenin önce esir düştüğü sonra kurtulduğu gibi bilgiler verilse de sınav kitabı esas alındığı için 4. öncül doğru kabul edilemez.

5. 4. Kategori A Kitapçığı 50 / B Kitapçığı 74 Soru: Uhud Savaşı esnasında yaşanan olayların oluş sırası, mantıki olay örgüsü çerçevesinde de, kitapta geçtiği şekilde de, belirtilen sıralamayla olmuştur.

6. 4. Kategori A Kitapçığı 56 / B Kitapçığı 32 Soru: Hüzün yılının doğru cevap olması durumunda kitapta geçmediği için hak iddia edilebilir. Fakat kitapta geçmekte olan bir konuyla ilgili (Hayber’in Fethi) paragrafta hiçbir bilgi olmadığı ve üstüne paragrafta bizzat hüzün kelimesi geçtiği halde böylesi bariz bir sorunun iptal edilmesi doğru değildir.

7. 4. Kategori A Kitapçığı 61 / B Kitapçığı 27 Soru: Cedd bin Kays Rıdvan Biatı ile ilgili bölümde geçtiği şekilde sorulmuştur. İmanı zayıf olanlar kısmında adının geçiyor olması sorunun geçerliliğine zarar vermez. Hemen hemen bütün kaynaklarda da münafık olarak nitelendirildiği için (fıkhi boyutu hariç)bu konuda sıkıntı olduğu düşünülmemektedir.

8. 4. Kategori A Kitapçığı 64/B kitapçığı 30.soru: Uzak ülkelere giden tebliğ elçileri Hristiyan hükümdarlara tebliğ yaparken Ali İmran 64. ayette geçen “Bu davetten yüz çevirirseniz,Siz şahit olunuz ki ,bizler muhakkak Müslümanlarız.” demişlerdir. Dolayısıyla tebliğ vazifesinde Allah’ı değil muhataplarını şahit kılmışlardır. E seçeneği doğru kabul edilmelidir.” Denilmektedir.1. si, soruda peygamberimizin (sav) elçi göndermekteki maksadı sorulmuş, ayetteki ifade ise Peygamberimizin (sav) değil, giden elçilerin sözüdür. Ayrıca ayetin tefsirine iyi bakılmalıdır. Bu ayetten bu yorumu çıkarmak doğru değildir. Peygamberimizin elçi göndermekteki maksadı bir kavmin üstünlüğünü göstermek olamaz. Elçilerle ilgili bölüme bakınız lütfen..

Bu sorudaki seçenekler aynı ifadelerle geçmese de anlam itibariyle Hicretin 7. Yılı başlığı altında davet mektuplarının yer aldığı bölümde bulunmaktadır. Ayrıca son gönlerinde tebliğine Allah’ı şahit tutmasından da E seçeneği çok rahat çıkarılabilir. Ancak bu davet mektuplarını göndermede Araplara Allahın üstünlüğünü göstermek gibi bir maksad güdüldüğü söylenemez. Ayrıca olsa bile Araplara dönük olmaz.

9. 4. Kategori A Kitapçığı 84 / B Kitapçığı 59 Soru: Eli silah tutan erkekler ile büluğ çağına gelmiş erkekler arasında pek bir fark yoktur. Bu konuda herhangi bir sıkıntı görülmemektedir. Büluğ çağına eren kişi genç kategorisindedir, diğerleri ise çocuk. Çocuklar o dönemin şartlarına göre silah kullanamazlar. Ayrıca “eli silah tutan erkekler öldürüldü” derken genelleme yapılmıştır. İstisnaların olması ifadeye zarar vermez. Cümlede “hepsi” veya “tamamı” gibi bir ibare de yok. “Müslümanlar 622 yılında Medine’ye hicret ettiler” derken Mekke’de bazılarının kalmış olmasına bakılmaz. Genele göre ifade edilir.

“Ahzab Savaşı’nın planlayıcıları ve destekçileri Hayber Yahudileriydi.” Öncülü de aynen kitabın Hayber’in Fethi bölümünde geçen ibaredir. Her ne kadar ağırlıklı olarak Beni Nadir Yahudilerinin adı geçse de bu bir kabile ismidir. Hayber ise bir kabile değil yer ismidir. Beni Nadir Yahudilerinin Medine’den sürgün edildikten sonra Hayber’e yerleşmiş olduğu düşünüldüğünde artık onların da doğrudan olmasa da dolaylı olarak Hayber’deki Yahudilerden olduğu söylenebilir. İbare, kitapta aynı şekilde geçtiği için bu ifade esas alınmıştır.

10. 4. Kategori A Kitapçığı 88 / B Kitapçığı 44 Soru: Tebük ve Mute seferleriyle ilgili verilen bilgilerden

ikinci öncülde yer alan “İki sefere de çıkılmadan önce Hz. Muhammed (sav)savaş için gidilecek yeri ashabına açık bir şekilde söylemiştir” ifadesini sadece Tebük Seferi için kabul edebiliriz. Çünkü kitapta Tebük Seferi’nin anlatıldığı bölümde bariz bir şekilde, daha önce ashabına sefere çıkılacak yeri açıktan söylemediği ibaresi geçmektedir. Mute Seferi’nde de açıkça söylendiği iddiasına gelince; burada da bu anlamı doğurabilecek ifadeler olsa da ikinci öncüldeki ifadeyi karşılayacak derecede olmadığını söyleyebiliriz. Çünkü; Mute ile ilgili bölüm; 1- Ashabına söylemesi 2- Açıkça söylemesi 3- Sefere çıkılmadan önce söylemesi şartlarını taşımamaktadır. Öncelikle gidilecek yerin Haris b. Umeyr’in şehit edildiği yer olduğunu söylemesi açık bir ifade değildir. Kitapta o yerin neresi olduğunun geçmesi değil sahabenin o yeri bilip bilmediğidir önemli olan. Herkesin orayı bildiğini söyleyemeyiz. Ayrıca Peygamber Efendimiz bunu tüm orduya değil sadece komutana söylemiştir. Daha önceki seferlerde de bizzat katılmadığı seferlerde, komutanları istedikleri yere sefere çıkmakta serbest bırakmayacağı kabul edilir elbette. Dolayısıyla gönderdiği komutanlara mutlaka yeri söylemiştir. O halde Tebük için yapılan istisnanın hiçbir şekilde geçerliliği olmazdı. O halde kastedilen komutana değil ashabına açıktan söylemesidir. Hatta denilebilir ki “ashab” ifadesi “ordu” ibaresinden daha geniş kapsamlıdır. Orduya ise daha sonra yetişerek “Şam” tarafına gitmelerini söylemişse de bu konuşma “seferden önce” değil ordu sefere hareket edip bir süre ilerledikten sonra söylenmiştir. Dolayısıyla Mute seferi için “Sefere çıkılmadan önce gidilecek yeri ashabına açıkça söylemiştir.” diyemeyiz.

11. 4. Kategori A Kitapçığı 98/B Kitapçığı 72 Soru: Hudeybiye Anlaşması’nın maddeleriyle ilgili bu soruda verilen öncüllerin tümü kitapta geçtiği için iptal edilmiştir. E seçeneğinde verilen maddenin diğer kaynaklarda geçmemesi ayrı bir konudur.

12. 4. Kategori A Kitapçığı 15/B kitapçığı 90. soru: Dipnotta surenin isminin verilmiş olması yeterlidir.

  • Sosyal Medya

    •  
    •  
    •  
    •  
    •  
    •  
  • Takvim

    Mayıs 2019
    P S Ç P C C P
    « Nis    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728293031