Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

HAKKIMIZDA

İslam ümmetinin genelinde ilhadi ideolojilerin yaygınlaştırıldığı ve bunların moda gibi kitlelere sunulduğu, bu ideolojiler aracılığıyla Müslüman halkların, özellikle genç nesillerin İslam’dan uzaklaştırılıp Materyalist ideolojilerin pençesine düşürüldüğü, İslam’ın toplumsal, siyasal, ekonomik, hukuksal ve kültürel sorunlara çözüm getiremeyeceği,bin dört yüz yıl önce yaşanmış ve devrini tamamlayıp geride kalmış bir din olduğu, dinin afyon gibi kitleleri uyuşturduğu,kültür emperyalizmi yoluyla sömürgeci güçlerin İslam’a karşı çok yönlü yoğun bir savaş yürüttüğü, İslam’ı toplumsal hayattan uzaklaştırmak için tüm organlarını seferber ettiği görülen ve yaşanan bütün bu olumsuzluklar, Peygamber Sevdalıları Platformu’nun kuruluşunu hazırlayan önemli etkenler olmuştur.

 

Danimarka karikatür krizi ile ilk defa Diyarbakır istasyon meydanında yüz binlerce insanı bir araya getiren 12 Şubat 2006 tarihli Mustazaf-Der’in düzenlediği Peygamber efendimize  olan saygı mitinginin ardından 2009’da İslami STK’ların bir araya gelip oluşturulan Platformumuz, Peygamber aşıklarını bir araya getirme, efendimizi hatırlatma, anma, anlama ve anlatma gayesiyle dünyanın en kalabalık Peygamber Sevdalıları’nın bir araya gelmesini sağlayan Kutlu doğum etkinlikleri düzenleme ve Peygamber efendimizi tanıtma amacıyla yapılacak bir çok program ve etkinlik kararı alınarak yola çıkıldı.

‘’Her Müslüman Peygamber sevdalısıdır’’ düşüncesiyle, herhangi bir İslami cemaat; cemiyet, dernek ve gruba bağlı olmaksızın, Peygamber sevdalıları adı altında oluşturulan Platformumuza birçok İslami STK destek vererek, katılımın her yıl arttığı kutlu doğum etkinlikleri düzenlendi ve Diyarbakır’da düzenlenen kutlu doğum etkinliği, dünyanın en kalabalık kutlu doğumu olarak tarihe geçerek Peygamber sevdası için bira araya gelen müminlerin ihlaslı çalışmaların neticesi olarak ortaya çıktı.
Şu anda Türkiye’nin hemen hemen her ilinde, şark bölgesinin kahir ekserinde olmak üzere, birçok ilçe ve köylerde Peygamber sevdalıları Platformu olarak kutlu doğum etkinlikleri düzenlenmektedir.

Kutlu doğum etkinliklerinin ilk başladığı yıllarda İslami cemaat, Cemiyet, Dernek, grup ve halkın genelinin bu tür etkinlikler düzenlememesi eksiklik olarak ortaya çıktı. Danimarka karikatür krizi ile birlikte Müslüman halkın Peygamber efendimize olan aşkı ve sevgisi kendisini hissettirince bu tür etkinlik ve programların yapılması zarureti ortaya çıktı. Yozlaştırılmaya çalışılan toplumun İslam’dan ve dinden uzaklaştırılmaya çalışılması kitleselleşen dünyada bu sevda ile tutuşan Peygamber sevdalılarını bir araya getirmek için Peygamber Sevdalıları Platformu kolları sıvadı. İlk etapta kapalı salonlarda düzenlenen Kutlu doğum etkinliklerine artan teveccüh nedeniyle stadyumlara ve stadyumlara sığmayan halkın nihayet meydanlara taşan Peygamber sevdası, il il, ilçe ilçe, köy köy ve mezralara kadar Türkiye’nin dört bir noktasına taşındı, taşınmaya çalışıldı.

 

Kutlu doğum etkinliklerinin yanı sıra Peygamber efendimizi, dinimizi tanıma ve tanıtma adına Salavatlar kampanyası, Şiir makale yarışmaları, Sahabe Ayı, Dünya Müslüman Gençlik haftası, Namaz buluşmaları, Umre ödüllü siyer sınavları ve daha bir çok etkinlik ve faaliyetleri gerçekleştiren Peygamber Sevdalıları Platformu olarak Peygamber efendimizin bizlere tavsiye ettiği Kur’an ve sünnetten ayrılmayınız düsturunu rehber edinip bu kutlu yolda seferber olduk ve olmaya devam edeceğiz inşallah!

İnsanlık tarihi, ilk insan ve aynı zamanda ilk peygamber olan Hz. Adem aleyhisselam ile başlar. İlk insan, aynı zamanda ilk peygamber olarak görevlendirilmiştir. Peygamberlerin aleyhümüsselam önderlik ettiği tevhid mücadelesi tarihi de bu şekilde süregelmiştir. Hatem–ul Enbiya olan Peygamberimiz aleyhissalatuvesselam’ın gelişine kadar geçen süre içerisinde değişik dönemlerde, farklı toplumlara ve kavimlere ihtiyaç üzerine birçok peygamber gönderilmiştir. Peygamberler aleyhümüsselam; insanlara tevhid inancını tebliğ edip Rablerini tanıtmak, varlığın ve hayatın hakikatlerini bildirmek ve mükellef tutuldukları kulluğun icaplarını haber verip kurtuluş yollarını göstermek için gönderilmişlerdir. İnsanları yeryüzünde bir hayat sınavından geçirmek üzere yaratan Allah cellecelalühü, onları hiçbir zaman kendi başlarına rehbersiz ve kılavuzsuz bırakmamıştır. “Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik.” (En’am: 42)

Hz. Adem aleyhisselam ile başlayan ve Hatemun nebiyyin Hz. Muhammed aleyhissalatu vesselam ile son bulan peygamberlik silsilesi boyunca görevlendirilen bütün peygamberlerin davetlerinin ve dinlerinin özü birdir. Hepsi insanlara tevhid inancını tebliğ etmiş, onları küfür ve şirkten sakındırmışlardır. Alemlerin Rabbi olan Allah Tebarek ve Teala’dan başkasına kulluk edilmemesini, O’na hiçbir şekilde şirk koşulmamasını emretmiş ve bunun mücadelesini vermişlerdir. Andolsun ki Biz, her ümmete: “Allah’a kulluk edin ve Tağuttan sakının!” diye uyaran bir peygamber gönderdik….” (Nahl: 36)

İslam dini, ilahi mesajın son halkası ve bu silsilenin kemale ermiş son şekli olarak insanlığa takdim edilmiştir. “…Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’a razı oldum…” (Maide: 3)

Böylelikle ilk peygamber Hz. Adem aleyhisselam’dan, son peygamber Hz. Muhammed aleyhissalatuvesselam’a kadar devam eden ve peygamberlerin önderlik ettiği tevhid mücadelesini sürdürme görevi, O’nun takipçileri Müslümanlara yüklenmiştir. Bundan sonra vahiy ve peygamber gelmeyeceği için din olarak İslam’dan başka bir dine tabi olmak, insanlardan kabul edilmeyecektir. Allah Suphanehu ve Teala’nın insanlara bir lütfü ve rahmeti olarak, Müslümanlar iyiliği emretme ve kötülükten men etme hususunda sorumluluk altına alınmış ve İslami tebliğ ve daveti sürdürmeleri istenmiştir. Dolayısıyla İslam daveti, Müslümanların bu görevi ifa etmeleriyle kıyamete kadar devam edecektir.

Günümüze kadar İslam’ın insanlığa armağan ettiği ve insanlığın ilerlemesine, medeniyete, toplumun ahlak, refah ve sosyal adaletine kazandırdıkları, dost düşman herkes tarafından bilinmekte ve kabul edilmektedir.

Bütün tarihi, akli, ilmi ve vahyi bilgi ve veriler bize insanlığın kurtuluşu, özgürlüğü, saadet ve mutluluğu için en doğru yol ve hayat nizamının, peygamberler aleyhümüsselam vasıtasıyla günümüze kadar ulaşan tevhid inancı ve bunun hayat manzumesi olduğunu göstermektedir. Bunun son halkası ise Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhissalatu vesselam vasıtasıyla bize kadar ulaşan İslam nizamı olduğu bir gerçektir. Asırlar boyunca İslam’a karşı verilen bütün mücadelelere ve ortaya çıkan bütün beşeri sistem ve ideolojilerin düşmanca saldırı ve tahribatlarına rağmen İslam’ın hiç değişmeden ve mesajının inhirafa uğramadan günümüze kadar devam etmesi, İslam’ın çağlar üstü ilahi bir din olduğunun ispatıdır.

Bu nedenle;

Asırlardır İslam ile şereflenmiş, İslam’ı hayatının ve kültürünün bir parçası haline getirmiş, bu dinin insanlığa ulaştırılması, yayılması ve hakimiyeti için birçok fedakarlıkta bulunmuş olan ve yozlaşan, yozlaştırılmaya çalışılan müslüman toplumun önündeki şeytanın döşemiş olduğu taşları bir bir ve tüm engelleri kaldırma gayesiyle dünya ve ahiret saadetine kavuşmanın mücadelesi ve gayreti içerisinde olmak;.

Bu görev ve sorumluluk bilinciyle Allah u Teala’nın bizleri mükellef kılmanın idrakiyle yola koyulan Peygamber Sevdalıları Platformu olarak İnsanlığın bidayetinden bu yana süregelen Hak ile Batıl, İnsan ile Şeytan, Aydınlık ile Zulümat mücadelesini sürdüren  Peygamberler ve son Peygamber olan Resul-i Zişan’ın mücadelesini kendimize örnek alarak ‘’ Resulullah’ta sizin için güzel örnekler vardır’’ ayetini rehber edinerek insanlığı karanlıktan, zulümattan ve bataklıktan kurtuluşun tek reçetesi olan bu yüce dinin emrettiği ‘’ İyiliği emredip kötülükten nehyetme’’ emrine Lebbeyk diyerek bu kutlu yola çıktık.