preload logo
Peygamber Sevdalıları Vakfı
"O'nu Örnek Almadıkça İnsanlık Huzur Bulamaz"
Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

SİYER YARIŞMASI SORULARINA YAPILAN İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri alemlere rahmet peygamberin örnek yaşamını tanıtma ve hayata taşıma gibi bir misyona hizmet eden böylesi bir sınavda daha vazifedar eyleyen Allah’a hamd, en güzel örnekliğin sahibi Hz. Muhammed’e salat ve selam olsun.

Geleneksel hale getirdiğimiz Siyer yarışmalarımızın bir yenisini daha düzenlemiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Allah’ın razı olduğu bir hayatı farklı yönleriyle her sene on binlere hatta yüz binlere sunmanın, ilahi rızaya vesile olacağı ümidi ve inancıyla faaliyet alanımızı genişletmek ve daha eksiksiz hale getirme gayreti içerisindeyiz. Rabbimiz bizlere bu hizmetleri daha sağlıklı yürütebilecek imkan ve insan versin. Hepsinden önemlisi, ibadet bilinciyle sarıldığımız bu hizmetlerde kalbimizde dünyaya meyil vermesin, kalbimizi ibadetin ruhu olan ihlas ile zinetlendirsin.

Evet, bu yıl da 4 kategoride gerçekleştirdiğimiz bu yarışmada, bazı sorularla ilgili itirazlar tarafımıza iletilmiş ve sınav komisyonumuzca incelenerek değerlendirilmiştir. Sonuç olarak aşağıda verilen açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.

Tüm katılımcılara ve emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyor; yüce Rabbimizden, ömrümüzün sonuna kadar bizleri böylesi hayırlı işlerde istihdam etmesini diliyoruz.

 

  1. KATEGORİ

A Kitapçığı 3, B kitapçığı 60. soru: Soruda Umretü’l Kaza sırasında Müslümanların davranışlarından etkilenerek Müslüman olmuş ve hicret etmiş olan sahabe sorulmuştur. Halid b. Velid’in Müslümanların davranışlarından etkilendiği gibi bir bilginin kitapta geçmediği doğrudur. Ancak soruda istenen üç bilgiden (Müslüman olma zamanı, Müslümanların davranışlarından etkilenip etkilenmediği ve hicret etmiş olması) ikisinin sağlıklı olması, diğer seçeneklerde verilenlerin bu üç bilgiyle uyuşmaması ve verilenlerin, cevaba ulaşma noktasında yeterli görülmesi gibi nedenlerden dolayı iptallik bir durumun olmadığına karar verilmiştir.

A Kitapçığı 7, B kitapçığı  54. soru: Verilen öncüller doğru da olsa da sınav kitabında yer almadığı için sorunun iptaline karar verilmiştir.

A Kitapçığı 9, B kitapçığı 39. soru: Hangi seçeneğin Hudeybiye’nin kazanımlarından olmadığı sorulmuştur.

A seçeneğinde; fiilen devlet olarak tanınması yerine resmen devlet olarak tanındı demeye gerek yoktur. Çünkü anlaşma yapmak resmen tanımanın yanında aynı zamanda fiili tanımayı da barındırır.

B seçeneğinde verilen, “Oluşan barış ortamından istifade ile Mekke’de Müslüman olanların sayısı hızla artmıştır” ifadesi, anlaşmanın bir kazanımı olarak söylenebilir. Çünkü anlaşma olumsuz maddeler içermesine rağmen bir fetih olarak nitelenmiştir. Şüphesiz bu fethin öncelikle gönüllerin fethi olarak anlaşılması gerekir. Çünkü savaş durumunda diyalog kanalları genelde kapalı olur. Dolayısıyla anlaşmanın sayfa 232’de verilen 6 ve 7. Maddeleri ile bu barışın Mekkelilerin İslam’ı tanımalarına kolaylık sağladığını söyleyebiliriz. Ayrıca, Ebu Basir’in kurduğu kampa katılanların tümünün önceden Müslüman olanlardan oluştuğunu söyleyemeyiz. Sayıları önceleri 70’i bulan bu insanların daha sonra 300’ü geçtiği ve bunların bu kampa Mekke’den katıldıkları açıktır. Çünkü anlaşmaya göre Müslüman olarak Medine’ye gittiğinde müşriklere teslim edilecek olanlar Mekkelilerdir. Yine bu Müslüman olanların Mekke’de kalmaları gibi bir şart yok ve Mekke’den çıkıp Ebu Basir’e katılmaları durumu değiştirmez. Mekke’de iken Müslüman olmaları yeterlidir. Verilen bu bilgilerden yola çıkılarak B seçeneğinin de bir kazanım olarak kabul edilebileceğine karar verilmiştir.

D seçeneğine bakıldığında ise; Mekke müşrikleri ile yapılan anlaşmanın bir rahatlık sağladığı ve Hayber’e yönelmeyi kolaylaştırdığı söylenebilir. “Anlaşma ile birlikte” ifadesi yerine anlaşmadan sonra ifadesinin kullanılması daha doğru olabilirdi ancak bu ifadenin de “akabinde” anlamını verdiği bilinmektedir.

Nihayetinde cevap olarak karşımıza çıkan seçenek C seçeneğidir. Her ne kadar Mekke ile yapılan anlaşmadan sonra Medine’de tebliğ rahatlar deniliyorsa da en başından itibaren Medine’de tebliğin önünde bir engel olmadığı, belirtilen dönemde Medine’de Yahudi varlığına son verilmiş olması ve İslam devletinin sağlam temeller üzerine oturtulduğu bir dönemdir. Nitekim akabinde çevre krallıklara elçiler gönderilmesi, içerde böyle bir sorunun kalmadığını göstermektedir.

A Kitapçığı 36, B Kitapçığı  2. soru: Peygamber Efendimiz’in kaç ay boyunca Beyti Makdis’e doğru namaz kıldığı sorulmuştur. “Medine’de” denilmesinin daha net bir ifade olacağı kesindir. Ancak  Mekke dönemi düşünüldüğünde Efendimiz Beyti Makdis ile arasına Kabe’yi alarak namaz kıldığı için kısmen Kabeye doğru kıldığı da söylenebilir. Ayrıca seçeneklerde sadece ayların verilmiş olması zaten Medine döneminin kastedildiğine işarettir ve kitapta geçen ifadeyle de uyuşmaktadır.

A Kitapçığı 46, B Kitapçığı  17. soru: İlk defa Hz. Ömer’in Müslüman olmasıyla Kabe’de cemaatle namaz kılınmıştır. Sayfa 81-822de bu bilgi geçmektedir.

A Kitapçığı 54, B Kitapçığı 7. soru: Aynı yıl meydana gelen iki olay sorulmuş ancak Hicri veya Miladi yıl olup olmadığı belirtilmemiştir. Yapılan incelemede Hudeybiye Anlaşması ve Hayber’in Fethi’nin, Miladi 628 yılında (sayfa 78); Hayberin Fethi ile Kaza Umresi’nin de Hicri yedinci yılda gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu yüzden B ve C seçeneklerinin her ikisinin de doğru kabul edilmesine karar verilmiştir.

A Kitapçığı 59, B Kitapçığı 75. soru: Paragrafta kardeşlikten daha çok bahsedilmiş olabilir ancak İslam toplumunda olması gereken husus olarak kardeşliğe değil kardeşliği tesis edecek mekana vurgu yapılmıştır. Ayrıca verilen ifadeler kitabın 123. Sayfasında Mescid-i Nebevi’nin İnşası başlığı altında verilmektedir.

A Kitapçığı 65, B Kitapçığı 27. soru: Yapılma nedeni farklı olan seriye veya gazve hangisidir? Sorusunun cevabı Safevan’dır. Her ne kadar Bedir’de bir orduyla büyük bir savaş yapılmışsa da önemli olan Bedir Gazve’sinin yapılma nedenidir ki, burada amacın kervan olduğunu, ancak orduyla savaşmak durumunda kaldıklarını unutmamalıyız. Dolayısıyla diğer seçeneklerde verilen olaylarda temel neden Kureyş kervanını ele geçirmek iken Safevan Gazvesi’nde amaç Medine sürülerini ele geçiren Kurz b. Cabir’i etkisiz kılmaktır.

A Kitapçığı 64, B Kitapçığı 26. soru: Verilen paragrafta Peygamber Efendimiz’in (sav), Hubab b. Münzir’in “önerisini” isabetli bulup uygulaması Peygamber Efendimiz’in (sav) gerektiğinde bir askerin bile komutasına girebileceğini göstermez. Komuta altına girmek komut almayı, emir almayı gerektirir. Ne Efendimiz (sav) bir sahabenin emriyle hareket etmiştir ne de bir öneriyi kabul edip uygulamak komuta altına girmek olarak değerlendirilebilir. Öyle olsaydı şayet; evladının fikrini beğenip uygulayan baba oğlunun emri altına, işçisinin önerisini uygulayan patron işçisinin emri altına, öğrencisinin fikrini beğenip uygulayan öğretmen öğrencisinin emri altına girmiştir denilmesi gerekmektedir ki bunun makul olmadığı da kabul edilecektir. Dolayısıyla Peygamber Efendimiz (sav) bir peygamber olarak hiçbir zaman komuta altına girmemiş, her zaman komuta etmiştir.

A Kitapçığı 66, B Kitapçığı 36 . soru: Soruda metinden yola çıkarak ulaşılabilecek en genel yargı istenmektedir. Dikkat edilecek olursa metinde 1.İşkenceler altında bir sahabe var. 2. Sahabenin Peygamberi ailesinden üstün tutması var. 3. Bu sevgi karşısında düşmanın hayret ve şaşkınlığı var. Dolayısıyla tüm bu durumları kapsayan ifade hangisindeyse en genel yargının o olduğunu söyleyebiliriz. D seçeneğine bakıldığında “En zor şartlar altında” ifadesi ile 1. kısmın, “her şeyin üstünde tutulan peygamber sevgisi” ifadesi ile 2. kısmın, “düşmanda dahi hayret uyandırır” ifadesi ise 3. kısmın karşılandığını; diğer seçeneklerde bunlardan en az birinin ihmal edildiğini görmekteyiz. En genel yargı istendiği için diğer seçeneklerdeki ifadelerin doğru olması normaldir ancak D seçeneği gibi kapsayıcı olmadığı açıktır.

A Kitapçığı 69, B Kitapçığı 20. soru: Bu soruda itirazlar birinci öncül üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yani Hz. Hatice annemizin kendi ifadesiyle efendimizle evlenmek istemesinin nedenleri arasında “Akraba olması” nın etkili olmadığı ifade edilmektedir. Kitaptaki ilgili bölümü aynen aktaralım: “ Ey amcamın oğlu! Akrabam olduğun kavminin arasında şerefli, emniyetli, güzel huylu ve doğru sözlü olduğun için seninle evlenmeyi arzu etmiş bulunuyorum.”

Yukarıda ifadede sadece “akrabam olduğun” ibaresinden sonra bir virgül konulmamıştır. Peki konulmaması anlamı bozar mı acaba? Örneğin, “Bayan öğretmene kızdı” ifadesinde virgül olmadığı için birisi bir bayan öğretmene kızmış şeklinde anlaşılacağı gibi, Bayanın biri öğretmene kızmış şeklinde de anlaşılabilir. Ancak “Akrabam olduğun kavminin arasında” ifadesinde böyle bir karmaşa söz konusu değildir. “Akrabam olduğun” ibaresinden sonra doğal bir virgül vardır çünkü “akrabam olduğun kavminin” şeklinde bir ifade doğru bir kullanım olamaz ve hiçbir edebiyatçının da bunu iddia etmeyeceğini düşünmekteyiz.  “Akrabam olan kavminin” şeklinde kullanılsaydı, akrabalığın kavmi nitelediği, dolayısıyla bir sebep olarak ileri sürülemeyeceği söylenebilirdi. Fakat buradaki akrabalık atfı kavme değil Efendimiz’e yapılmıştır. Akrabam olduğun…..ve doğru sözlü olduğun için…” Yine “için” ibaresinin sebep bildirmek için kullanıldığı düşünüldüğünde cümle, “Akrabam olduğun için, kavminin arasında…..olduğun için seninle evlenmeyi arzu etmiş bulunuyorum” şeklinde okunmalıdır. Dolayısıyla akrabalık bir tercih sebebi olarak sayılmıştır.

Yine Hz Hatice annemizle daha önce evlenmek isteyenlerin akraba olduklarını farz etsek bile Hz. Hatice annemiz onların teklifini reddettiği için akrabalığı bir tercih sebebi olarak görmemiştir diyemeyiz. Çünkü akrabalık tek sebep olarak gösterilmemektedir. Bazen olur ki bir tercih için istenen üç özellikten biri eksik olduğu için tercih gerçekleşmez. Bu durum diğer ikisinin tercih sebebi olmadığı anlamına gelmez. Hz Hatice annemiz de evleneceği kişinin hem akraba olmasını hem de güzel ahlaklı olmasını istemiştir. Kendisini daha önce isteyenlerde akrabalık şartı olabilir ama diğer beklentiler karşılanmadığı için reddedilmişlerdir.

A Kitapçığı 79, B Kitapçığı  52.soru: Verilen metinde geçen “ağır şartlar kabul edilmiş ve Kureyş’e büyük tavizler verilmişti.” İfadesinden yola çıkarak E seçeneğine de ulaşılabileceği iddia edilmektedir. Hudeybiye’nin bir fetih olduğu bir kenara bırakılıp sadece verilenlerden yola çıkıldığında bu cümlenin başındaki “Onlara göre” ibaresi gözden kaçırılmakta olduğunu söyleyebiliriz. Yani, sahabeler büyük tavizler verildiğini düşündü diye Müslümanlar bu anlaşmayla çok şey kaybetmiştir denilemez.

 

  1. KATEGORİ

A Kitapçığı 42, B Kitapçığı  30 .soru: B ve C seçenekleri aynı olduğu için her ikisi de doğru cevap olarak kabul edilmiştir.

A Kitapçığı 54, B Kitapçığı . soru: Aynı yıl meydana gelen iki olay sorulmuş ancak Hicri veya Miladi yıl olup olmadığı belirtilmemiştir. Yapılan incelemede Hudeybiye Anlaşması ve Hayber’in Fethi’nin, Miladi 628 yılında (sayfa 78); Hayberin Fethi ile Kaza Umresi’nin de Hicri yedinci yılda gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu yüzden B ve C seçeneklerinin her ikisinin de doğru kabul edilmesine karar verilmiştir.

A Kitapçığı 64, B Kitapçığı. soru: Verilen paragrafta Peygamber Efendimiz’in (sav), Hubab b. Münzir’in “önerisini” isabetli bulup uygulaması Peygamber Efendimiz’in (sav) gerektiğinde bir askerin bile komutasına girebileceğini göstermez. Komuta altına girmek komut almayı, emir almayı gerektirir. Ne Efendimiz (sav) bir sahabenin emriyle hareket etmiştir ne de bir öneriyi kabul edip uygulamak komuta altına girmek olarak değerlendirilebilir. Öyle olsaydı şayet; evladının fikrini beğenip uygulayan baba oğlunun emri altına, işçisinin önerisini uygulayan patron işçisinin emri altına, öğrencisinin fikrini beğenip uygulayan öğretmen öğrencisinin emri altına girmiştir denilmesi gerekmektedir ki bunun makul olmadığı da kabul edilecektir. Dolayısıyla Peygamber Efendimiz (sav) bir peygamber olarak hiçbir zaman komuta altına girmemiş, her zaman komuta etmiştir.

 

  1. KATEGORİ

A Kitapçığı 10, B Kitapçığı 37. Soru: Soruda Medine’ye hicretten sonra yapılan ilk iş sorulmuştur. Kitapta ilk önce.. bir cami yapmaya karar verdi denilmektedir. Bundan her ne kadar mescidin yapıldığı anlamı çıkmasa da “daha sonra Mecsid-i Nebevi adıyla meşhur olacaktı” ibaresinden bu mescidin yapıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır.

A Kitapçığı 20, B Kitapçığı 9. Soru: Hicret sırasında emanetleri sahiplerine vermesi için Hz. Ali’yi görevlendirmesi şüphesiz Peygamberimizin (sav) güvenilir biri olduğunu gösteren bir kanıttır. Ancak bu durum peygamber olduktan sonra yaşanan bir durumdur. Soruda istenen Peygamberlikten önce de güvenilir olarak tanındığını gösteren kanıttır. Dolayısıyla verilen bilginin peygamberlik öncesiyle ilgili olması gerekmektedir.

A Kitapçığı 55, B Kitapçığı 6. Soru: Bu soruda, verilen IV. ve V. Öncülün kitapta geçmediği ifade edilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki Efendimizin (sav) özellikleri illa da bire bir ifade edilmek zorunda değildir. Bu özelliklere sahip olduğunu gösteren ifadeler veya uygulamaların olması yeterlidir. Örneğin IV. öncülde verilen kendisine yapılan iyiliklere vefa göstermesi özelliği Sayfa 47de  geçen şu bölümden çıkarılmalıdır: “Peygamberimiz, Hatice’yle evlendikten sonra ilk işlerinden biri olarak durumu iyi olmayan amcasına yardım etmek oldu. Peygamberimiz diğer amcalarıyla anlaşarak Ebu Talib’in yükünü hafifletmek için bazı çocuklarını yanlarına aldılar. Peygamberimiz, Ali’yi yanına aldı.” Okuyucu daha önce Ebu Talib’in yaptıklarını bildiği için Efendimizin (sav) bu yardımının bir vefa örneği olduğunu anlamalıdır. Aynı şekilde “şefkat ve merhamet peygamberi” (sh.74) olarak anılan bir peygamberin tüm canlılara merhametli olacağını da bilmelidir.

 

A Kitapçığı 56, B Kitapçığı 7. Soru: Peygamber Efendimizin (sav) Hz. Hatice ile olan düğününe sütannesi Halime’nin katıldığı kitabın 47. sayfasında “Makul bir mihr karşılığında Peygamberimizle Hatice validemizin nikâhları kıyıldı. Düğün merasimine Peygamberimizin sütannesi Halime de katılmıştı.” şeklinde açık bir ifadeyle geçmektedir.

 

  1. KATEGORİ

A Kitapçığı 10, B Kitapçığı 37. Soru: Soruda Medineye hicretten sonra yapılan ilk iş sorulmuştur. Kitapta ilk önce.. bir cami yapmaya karar verdi denilmektedir. Bundan her ne kadar mescidin yapıldığı anlamı çıkmasa da “daha sonra Mecsid-i Nebevi adıyla meşhur olacaktı” ibaresinden bu mescidin yapıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Ayrıca kitapta Peygamber Efendimiz’in (sav) Ensar ve muhaciri kardeş yaptığı bilgisi geçmemektedir.

 

16.02.2020

Peygamber Sevdalıları Vakfı

                                                                                                                     Sınav Komisyonu

  • Sosyal Medya

    •  
    •  
    •  
    •  
    •  
    •  
  • Takvim

    Mart 2020
    P S Ç P C C P
    « Şub    
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031