preload logo
Peygamber Sevdalıları Vakfı
"O'nu Örnek Almadıkça İnsanlık Huzur Bulamaz"
Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

- SAVAŞIN VE MERHAMETİN ÖĞRETMENİ -

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla. .

Rahmetin ve savaşın peygamberi, adaletin ve ahkamın peygamberi bize ne de güzel vurgulamış şu sözleriyle: "BEN RAHMET PEYGAMBERİYİM, BEN SAVAŞ PEYGAMBERİYİM."

Bize o öğretti hem mükemmel bir davaya sımsıkı sarılıp rabbinin yolundan metanetle, merhametle gitmeyi, hem de o sımsıkı sarılıp uğruna kılıçlar salladığı, şehitler feda ettiği davası uğruna canla, başla, kılıçla mücadele etmeyi.
O(s.a.v), insanların hem candan ciğerden sevdiği, mallarını hiç çekinmeden uğruna verebildikleri, hem onu korumak için analarını babalarını feda etmeye bile razı oldukları, Rabbinin biricik Resul’ünün merhametini yüce kitabına konu ettiği güzîde gönül dostu Muhammed (s.a.v). .

Evet o öyle yaşadı. .Biz ümmetine de öyle yaşamayı öğretti. Merhameti çok genişti. Onun merhameti inanan inanmayan herkesi kaplamıştı. Uhud günüydü ve efendiler efendisinin mübarek dişi kırıldığında ashabı o mübarek zata :"Ey Allah'ın resulü! onlara beddua etseniz ya !dediklerinde cevabı: "BEN ONLARA ANCAK RAHMET OLARAK GÖNDERİLDİM. "diyerek hayır duada bulundu ve öfke anında ne yaptığını bilmez biz ümmetine nasıl bir tutum takınacağımızı gösterdi."MERHAMET ETMEYENE MERHAMET OLUNMAZ DİYEREK, çocuklara , kadınlara ,ihtiyarlara ,ihtiyaç sahiplerine ,hayvanlara son derece rahmet nazarıyla muamelede bulundu.Çünkü o,merhametin kendisine,merhameti yaratan ve merhametlilerin en merhametlisinden geldiğini biliyor ve bu inançla hayatını tahakküm ediyordu.

Güzide insan,rahmet peygamberi aynı zamanda savaşın kılıcın peygamberiydi.Okların yağmur gibi yağdığı ve düşman orduların üzerine safha safha hücumla geldiği bir savaş peygamberiydi. İnandığı yolda giderken rabbi uğruna, inancı uğruna, davası uğruna, adalet uğruna, İslam davasını hayata hakim kılma uğruna, mustazaf müminleri kalkındırma uğruna savaşırdı. Kuşanırdı Allah-u Ekber nidasıyla zırhını, kılıcını. .

Müminlere karşı son derece şefkatli, merhametli kafirlere karşı son derece cesur ve heybetliydi. Allah için yaptığı her savaş için ordularını büyük bir itina ile hazırlıyordu .Evet sayı bakımından teçhizat bakımından noksanlardı. ama kalpleri imanla doluydu.ve onlar iman ve inanç dolu yüreklerin, nice büyük ordulara galip geleceğini biliyorlardı.

Allah-u Teâlâ, peygamberini o kadar üstün ve mükemmel bir ahlakla donatmıştır ki; affedici, hoşgörülü, merhametli. .İnsanlar ona yaklaşmaya bir sebep arıyor,gönüller ondan uzakta kalmaya dayanamıyor. Kısa sürede o tatlı diliyle mükemmel üslubuyla rabbinin çağrısını kabul edenler ona kalplerinde analarından babalarından evlatlarından daha farklı bir yer veriyorlardı. Bir annenin evladına olan merhameti gibiydi insanlara merhameti. Allah'ın davasını tebliğ etmek hakki hakim kılmak için Taif'e gittiğinde taşlanarak büyük bir Eziyetle karşı karşıya kalmıştı. Allah’ u Teâlâ dağlar meleğini onun emrine gönderip, "EĞER O DİLERSE O İKİ DAĞI ONLARIN ÜZERINE KAPATACAĞINI söylediğinde rahmet peygamberi "BUNU İSTEMEYECEĞİM.OLURDA ONLARIN İÇİNDEN ALLAH'A VE RASULUNE İMAN EDEN KİMSELER ÇIKAR."diyerek onlara merhamette bulundu.

İste böyle..Bir yanda insanlara son derece merhamet gösteren, düşman çocuklarına bile yumuşaklığını gösteren bir peygamber. Bir yanda da Tevhit bayrağını dalgalandırmak ve İslamiyet’i muzaffer kılmak için yiğitçe savaşlar,gazveler düzenleyen bir peygamber.

Hamzalar, Aliler ,Ömerler, Osmanlar, Bilaller, Musabalar, Ammar lar. .iste böylece yetişmişlerdi Allah resulünün yanında. İnandıkları dava uğruna yeri geldiğinde kılıçlarını ellerine alarak son derece güçlü bir inançla cihat meydanlarına koştular, İslam düşmanlarını bertaraf etmek için. . katilliği tüm savaşlar hakki temin içindi, hakkın gelip batılın zail olması içindi.

Günümüze gerek öyle rableri için çarpan kalpler, rabbinin yoluna baş koymuş kitlenmiş yürekler .İslam coğrafyası kan ağlarken Allah resulünün takındığı o heybeti yiğitliği takınarak elinden geleni yapabilme çabasında olmak. Adaleti hakim kılmak adına' ben rabbim için neler yapabilirim' diyerek yürüyebilmeli.

Ey merhametlilerin en merhametlisi yüce rabbimiz!

SEN BİZİM GÖNÜLLERİMİZE RASULUNE VERDİĞİN MERHAMETİ VER.DAĞLARDA,CEPHELERDE,ZİNDANLARDA SENİN DİNİNİ HAYATA HAKİM KILMAK ICIN MUCADELE VEREN KARDESLERIME YARDIMLAR IHSAN EYLE.SENİN VARLIĞINDAN BİR HABER OLUP MUSTAZAF MÜMİNLERE HUNHARCA ZULMEDEN BÜTÜN ZALİMLERE MERHAMET VER ONLARIN KALPLERINE MERHAMET YERLESTIR.VE BÜTÜN MÜMIN MUSLUMANLARA O GENİŞ MERHAMETİNLE RAHMET ET.ŞUPHESİZ SEN MERHAMETLİLERİN EN MERHAMETLİSİSİN. . (Amin)

Zeynep Tulgar