preload logo
Peygamber Sevdalıları Vakfı
"O'nu Örnek Almadıkça İnsanlık Huzur Bulamaz"
Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

- MUHTACIZ! -

Bugün sana muhtacız Ya Resulullah . En çok da iki özelliğin bizi bu halimizden kurtarabilir. Evet, Her yönünle insanlığa eşsiz öndersin Ey nebi. Fakat bugün halimizin kurtuluş reçetesi senin Kılıç Ve Rahmet peygamberi olma özelliklerindir. Nitekim yüce yaratıcımız da kitabı Mübin’inden sesleniyor insanlığa peygamberinin özelliğini “Biz seni ancak âlemlere “rahmet” olarak gönderdik.” (enbiya 107) Etrafıma bakıyorum da özel de biz İslam coğrafyası olarak ve genel de tüm insanlık olarak çok fakiriz. Hem de “merhamet” fakiriyiz. Nasıl olurda Peygamberi ki âlemlere rahmet olarak gönderilen dinin mensupları bir birlerine merhamet etmezler? Biz ne zaman ki senin “merhametini” örnek alırsak o zaman aramızdaki sorunları çözebiliriz.

Bugün Suriye, Irak, Afganistan ve Yemen’de birbirimize zerre merhamet etmeden, gözümüzü kırpmadan tekbirler eşliğinde birbirimiz öldürebiliyoruz? Düşen kardeşimizin tekbir sesini duyarken. Bunların tek sebebi var biliyorum. Biz senin emanetine sahip çıkmadık Ya HABÎBULLAH! Veda Hac’ın da ümmetine seslenip bize Kur’an ve Sünneti miras bırakmıştın işte biz ne Kur’an’a bakıyoruz şimdi ne de seni örnek alıp sünnetine bakıyoruz. Ondandır ki kardeşlerimiz şehit edilirken her gün televizyonlardan canlı canlı izleyebiliyoruz. Eğer baksaydık bize gönderilen apaçık kitaba orada görürdük “Mü’minler ancak kardeştir” (Hucurat 10) ayetini. Peki, bir birimize merhamet etmeden nasıl kardeş oluruz ki? Bizim merhamet aklımıza bir tek biri öldüğünde geliyor. O da dil ucuyla Allah rahmet eylesin diyoruz dilimizin ucuyla. Biz yaşamalıyız. Merhameti yaşamalıyız yüreklerimizde. Rahmeti kuşanmalıyız kardeşlerimizle. Merhameti, Rahmeti yaşamalıyız ki geleceğimizi yaşatabilelim. Arsından çıkan kelimeler ile binlerce arkadaşının kendini feda ettiği dudaklarının arasından ne güzel de bir cümle dökülmüş öyle. “Allah, “merhametli” olanlara “rahmetle” muamele eder.” (Ebu Davud, Tirmizi) Bir birimize merhamet edersek belki o zaman Allah bize Rahmeti ile muamele eder ve bu halimizden kurtuluruz.

Kılıç peygamberi olma özelliğin ise Ya Nebi Allah! Bizim günümüze ve geleceğimize reçete olacak Allah’ın izniyle. Tabi bunu da doğru anlayıp sadece ve sadece küffara karşı kullanırsak. Zira bu özelliği anlamış durumdayız. Fakat onu da yanlış anlayıp bir birimize karşı kullanıyoruz kılıçları. Ashabın bu özelliği senden aldı ve Dünya’nın dört bir tarafına yaydı. Asırlar sonra bize kadar geldi. Biz kılıcı elimize alıp ümmetin bağrından çıkarıp tam da küfrün pörsümüş kalbine sapladığımız an genişleyecek topraklarımız. Pazıları öpülesi mücahitler ile beraber ümmet şahlanacak, ellerinde Hz. Ali’nin Zülfikar’ı ile. Kılıçlarımız ile gelecek şeriatın adaleti.

Kılıç ve Merhamet iki zıt kutup. Fakat sen bize öğrettin ki Müminlere karşı şefkatli merhametli olmayı. Zalimlere karşı şiddetli olmayı. Şimdi bizde senin yolunu takip edenler olarak “merhametimiz” kalbimizde “kılıçlar” elimizde senin yolunu takip ederek yürüyeceğiz. Bize bıraktığın mirasına dört elle sarılarak yürüyeceğiz. Durmadan yürüyeceğiz ki Asrı Saadeti yakalayabilelim. Rabbim bizi Hz. Muhammed (s.av) ‘in yolundan ayırmasın.