preload logo
Peygamber Sevdalıları Vakfı
"O'nu Örnek Almadıkça İnsanlık Huzur Bulamaz"
Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

- GÖNÜLE DOKUNUŞ -

Sana selam salâvat, gönüllerin sefası.
On sekiz bin âlemin Muhammed Mustafa’sı…

Teşrifin kâinata ilahi bir nusretti.
Andelib-i Zişan’a cümle güller hasretti.

Can çekişen insanlık sönmeye yüz tutmuştu.
Ne bir umut var idi, ne gelecek bir muştu.

Cümle ruh hasta idi, beklerken tabibini.
Feryatla arıyordu hakiki sahibini.

Katrâni gecelerden cihan hicap ederdi.
Sabahsız gecelere güneş icap ederdi.

Sene beş yüz yetmiş bir, güneş doğarken asra.
Kırıldı kırk yerinden Medayin’deki Kisrâ

Ey nuruyla alemi gülşen eyleyen server;
Kanadının altında ümmetine bir yer ver

Koy bizi o ilahi mübarek neharına;
Ebedi saadetin asude baharına.

Sahili aramadım sende ey Bahr-i Kerem.
Varsın seferle geçsin hakkın verdiği sürem.

Bir tek sende aradım, buldum Ahmed-i Muhtar.
Nefsanî zindanlardan kaçmak için anahtar.

İbresi pusulamın Kuran-ı Azîmüşşân.
Gönlümde mihmandarım sensin Nebîyyi Zişan.

Ey hidayet güneşi, her dem şavkını düşür.
Medeti senden umar, ümmetin sensiz üşür.

Susuzdan da susuzum, fukaradan açmışım.
Meğerse aşkına ben, ne kadar muhtaçmışım.

Yazmaya muktedir mi, seni ey Mahbûb-i Âlem.
Umman mürekkep olsa, kifayetsizdir kalem.

Aşk namemdir bu sana, ey merhamet pınarı
Yanık bir mektup gibi, yüreğimin kenarı.

Yara derinse eğer için için kanarmış
Muhabbet ehli kişi sevdiğini anarmış.

Hürmeti özler Kudüs, topuğunu kızgın kum.
Çöl sana mazhar olmuş, ben bir kum kadar yokum.

Koyma diyarı sensiz, böyle acı firakla.
Yedi kat göğü yine, dolaşıp gel Burak’la.

Kırar zincirini nefsim, yine asi, yine hoyrat
Senden şefaat dilerim her dem Delîl’ül Hayrat.

Bir dağ kütlesi sanki karar kılmış döşümde.
Her gece Kureyşliler beni arar düşümde.

Nefsim beni atacak kör kuyuya birazdan.
Beni bana bırakma ey Nazenin-i Yezdan.

Ey Süreyya yıldızı, ey ayın bedir hali.
Sana meftun sana ram, gönlümün nedir hali.

Özlem dile vuruyor, hasret kalbe düşüyor.
Mahrum koyma şavkından gönlüm sensiz üşüyor

Dara düştüğüm zaman, acep kime sığındım.
Elife tutundum ben, gittim Mim’e sığındım.

Aşka akan gözyaşı, sen kurumayan mendil
Gökte billur avizem, kalbimde yanan kandil

Derdimi sevmişim ben, halim olsa dilharab.
Çektiğim sızı kadar, vuslatı versin ya Rab.

Muhabbet bohçasına sarılmış hediyende
Kimliğimi bulmuşum, ben dest-i himayende.

Çorak ruhum himmetle aşk emrine verilsin.
Gülendam dudağının yağmuruyla dirilsin.

Güvercinler muhafız örümcekler perdedar.
Aşkımı kâfi eyle, bir dem görmeye didar.

Ey Nebi bu gözlerim daha görmedi güzel.
Güzel ebedim benim, güzelde saklı ezel.

Seni söyler güneşin doğuşundaki sanat.
Kıskanır ayın şavkı, Ey Seyyid-i Kâinat.

Kalbimle tasdikledim, dil ile ettim ikrar.
Ruhumda iman mührü Ey Seyyidü’l Ebrar.

Parmak izim olmasın ne bir kemde ne şerde.
Arasat’ta bırakma ümmetini mahşerde.

Sevdandan başka sevda, sevda değilmiş meğer.
Aşk utansın ruhumdan, aşkı bilmezsem eğer.

Ben bana sığmıyorum, hasretin var içimde.
Dipsiz derin bir yar var, bir de bir yâr içimde.

Muhabbet toprağına taş attım tohum diye.
Mücevher saflığında derdiğimdi hediye.

Ey yâr ümmetini sen şefaatinle sırla
Cehennemin nârında tanış eyleme korla.

Gözyaşım çıkarır mı yüreğimdeki kiri?
Ben olayım gölgende bahtiyarlardan biri.

Ümmetine lütuftur senin aşkınla yanmak.
Nurani sabahlara o aşk ile uyanmak.

Ey vuslatın köprüsü, sen ey rahmetin yolu.
Kadir-i Mutlak’a, al götür bu aciz kulu.

Gülbaharsın, gülistan, gül cihansın, gül beden.
Yüreğimde gül tektir, bahçemdeki gül neden.

Bu bir aşk mektubudur, konuş yüreğim konuş.
Göz ile mümkün değil, gönül ile okunuş.

Bu bir aşk mektubudur, konuş yüreğim konuş.
Varsın kanasın elim, güldür güle dokunuş.