preload logo
Peygamber Sevdalıları Vakfı
"O'nu Örnek Almadıkça İnsanlık Huzur Bulamaz"
Menu

We are apologize for the inconvenience but you need to download
more modern browser in order to be able to browse our page

Download Safari
Download Safari
Download Chrome
Download Chrome
Download Firefox
Download Firefox
Download IE 10+
Download IE 10+

- EY BENİM CÂNIMIN, CANI EFENDİM -

Dibâce

Ey benim cânımın, canı Efendim
Aşkın şimdi benle, yollarım senle
Yollarında narla, aşkla yanarım
Umut çiçeklerim, güllerim senle
Okurum Ferahnâk, gülden ezgini
Hançerem ses verir, dillerim senle
Ey benim cânımın, canı Efendim

Seni Tanımadan Önce Sevdiğim

İsimle ateşin, kıyısındaydım
Günahlar iterdi, beni kıyıya
Sular başındaydım, açtım, susuzdum
Düşmüştüm Yusuf’ça, susuz kuyuya
Ah! İmdatlardaydım, eyvahlardaydım
Sevdanla kavuştum, üç damla suya
İsimle ateşin, kıyısındaydım
Sevgi davetine, uymadan önce
Ummanlar içinde, kuraktaydım ben
Malım, mülküm vardı, küçük dağlarca
Nâr-ı sevdalardan, ıraktaydım ben
Gönlüm güllerinle, murat bulmadan
Şafak harmanına, firaktaydım ben
Sevgi davetine, uymadan önce
İsimle ateşin, arasındaydım
Yaman mı yamandı, kusurum yaman
Değildim İsmail, tevekkel üzre
Dağılmaz başımdan, gitmezdi duman
Deli divâneydim, bilmeden seni
Hâl bilmez yüreğim, demezdi aman
İsimle ateşin, arasındaydım
Değildim ben bende, yitik şehirdim
Üç adım ötemde, üç boy uçurum
Ya göğe çıkmalı, ya inmeliydim
İflah eylemezdi, beni bu durum
Aradım aradım, buldum seni yâr
Getirdim ruhuma, ince bir yorum
Değildim ben bende, yitik şehirdim
Seni tanımadan, önce Habib’im
Tutmazdı hesaplar, yoktu çetele
Ve siyah ve beyaz; iki ayrı renk
Çizgisi uymazdı, doğru cetvele
Fırtına, kasırga; içimdeydi ah!
Kopardı ruhumda görklü velvele
Seni tanımadan, önce Habib’im

Adınla Vuslat

Gülünle dirildim, gülzarın oldum
Açıldı içimde, umut perdesi
Işığın gülneva, bir sesle geldi
Çektim içerime, o naif sesi
Muştular edindim, gül öğretinden
Unuttum derdimi, gamı, yeisi
Gülünle dirildim, gülzarın oldum
Ey sevgili cânan, güzel Muhammed
Andıkça adını, çıktım kuyudan
Bezedim sevdanla, yanık kalbimi
Uyardım gönlümü, derin uykudan
Seherin şebnemi, değdi tenime
İçtim üç damlacık, Kevserli sudan
Ey sevgili cânan, güzel Muhammed
Tek “Bir”di cihana, saldığın muştu
Tevhidî soluğun, muttasıl davet
“Bir”le başladığın, o kutlu sefer
Mazharla yayıldı, kabulü evet
Birler bin oldular, binler milyarlar
Getirdik adına, içten salâvat
Tek “Bir”di cihana, saldığın muştu
Adına âşığız, maşûkumuz sen
Biliyoruz aşka giden yollar var
Sabâ makamında, ağlarken dua
Kavisinden tutunacak dallar var
Biz aşkta gizliyiz, aşk ki sensin yâr
Sana bağlanacak, nice kollar var
Adına âşığız, maşukumuz sen
Dünyanın kalbinde, varsın içeri
İçten içerisin, sevdan yayılır
Ahlâkınla kalpler, esrik olur da
Esriklikten gül kokunla ayılır
Sayısı bilinmez, Âdem soyundan
Dünyada sadece, adın sayılır
Dünyanın kalbinde, varsın içeri

Muhammed Mustafa, ey güzel Habip
Daraldık, bunaldık çağ yine kara
Şirâzesi kaydı, zâlim dünyanın
Savaşlar, kavgalar vermiyor ara
Mazlumu, mahzunu zulüm ağlatır
Bütün dünya muhtaç, sen gibi yâra
Muhammed Mustafa, ey güzel Habip
Manevi hırkanla, gel ey Efendim
Aydınlat kararan, tüm gönülleri
Bebekler ağıtta, çocuklar yasta
Anaların şimdi, lalda dilleri
Nurunu saçtığın, kadim topraklar
Harabe, virane bitmez gülleri
Manevi hırkanla, gel ey Efendim
Yürekler kanarken, içten içeri
Hedefler uzaktan, gelsinler beri
Ciğerler yaralı, kanlar akıyor
Çağın cellâtları, asarlar seri
Kalmadı tahammül, zulüm dorukta
Olsun barış yine, gülün eseri
Yürekler kanarken, içten içeri
Ey fahri kâinat, serverimiz yâr
Gözümüz yollarda, müjde bekleriz
Savaştan, kavgadan arınmak için
Takvimlere gülden, sayfa ekleriz
Barış, kardeşliği ‘Bir’e sunmaya
Yürek takvimini, her gün yoklarız
Ey fahri kâinat, serverimiz yâr

Celâlettin Kurt