peygambersevdalilari@gmail.com
PEYGAMBER SEVDALILARI VAKFI SALAVAT SEFERBERLİĞİ MESAJI – 2026
Hamd; âlemleri yoktan var eden, kullarını iman nimetiyle şereflendiren, din gününün sahibi olan Allah’a (celle celâluhu) mahsustur.
Salât ve selâm; âlemlere rahmet olarak gönderilen, insanlığa hidayet rehberi kılınan Hz. Muhammed’e (sallallahu aleyhi vesellem), O’nun pak ehl-i beytine, seçkin ashabına ve kıyamete kadar O’nun izinden giden tüm müminlerin üzerine olsun.
“Şüphesiz Allah ve melekleri, Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (Ahzâb-56)
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha önce gelir…” (Ahzab-6)
“Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salâvat getirendir.” (Tirmizî, Vitr 21)
Hz. Peygamberi sevmek, imanî bir emirdir. Cenâb-ı Allah; kıyamete kadar sürecek Kitab-ı Mübin’deki bu ilahi emir ile müminlerin Hz. Peygamber’e salavat getirmesini hem bir emir hem de bir şeref vesilesi kılmıştır. Zira salavat getirmek; kulun Allah’a (celle celâluhu) ve Resulüne yakınlaşmasının en bereketli yollarından biridir.
Allah’ı sevmenin yolu Hz. Muhammed’e (sallallahu aleyhi vesellem) uymaktan geçtiği gibi, O’na yakın olmanın yolu da O’nu çokça anmaktan geçmektedir. Hz. Peygamber’i gerçek manada sevmek, O’nun örnek yaşantısını kendimize rehber edinmek; ahlakını ahlakımız kılmak ve sünnetini hayatımızın her alanına taşımakla mümkündür. Zira sevmek ispat ister. Hz. Peygamber’e salavat getirmek de bu sevginin dile ve kalbe yansıyan en berrak ifadesi ve ispatıdır.
İnsan, sevdiğini anmadan duramaz. Sevgi; dilde zikir, kalpte muhabbet olarak tezahür eder. Resul-i Ekrem Efendimizi sevmenin ölçütlerinden biri de O’na çokça salât ve selâm getirmektir. Müminler en kısa ifadesiyle “Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammed” diyerek En Sevgiliyi anar. Böylece O’nu anan diller ve kalpler huzura kavuşur, gönüller itminan bulur.
Ayet-i kerimede belirtildiği üzere O’nu kendi nefsimizden daha çok sevmeliyiz. O’na olan sevgi, imanî bir sevgidir. O’nun sevgisi, beşeri sevgilere benzemez. O’nun sevgisi, uhrevî hayata uzanan ilahi bir sevgidir. O’nu sevmek, Alemlerin Rabbini sevmektir. O’nu sevmek, kalpten dünyevî sevgileri terk etmektir. O’nu sevmek; sahabe gibi sevmek ve sahabe gibi O’nun sünnet- i seniyyesine bağlanmak demektir.
Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak, her yıl olduğu gibi bu yıl da “Her Güne Binler Salâvat” şiarıyla Salavat Seferberliğimizi başlatmış bulunuyoruz. Mart ve Nisan aylarında salavat-ı şerifelere özel bir yoğunluk kazandırmakla birlikte, bu kutlu mevsimde dilimiz döndüğü kadar, kalbimiz attığı sürece hayatımızın her anında ve alanında Peygamber Sevdasının devam etmesini arzuluyoruz.
Mart ve Nisan aylarında tüm kardeşlerimizi Salavat Seferberliğine davet edip kıymetli Peygamber Sevdalıları halkımızı, okudukları salavatları peygambersevdalilari.com adresinden paylaşmalarını ve bu hayra ortak olmalarını temenni ediyoruz.
Kalplerin huzura ermesine, ümmet bilincinin güçlenmesine ve Resulullah’a yakınlığa vesile olması niyazıyla; Allah (celle celâluhu) bizleri, Resulünü çokça anan, O’nun ahlakıyla ahlaklanan ve O’nun şefaatine nail olan kullarından eylesin. (âmin)
PEYGAMBER SEVDALILARI VAKFI
Peygamber Sevdalıları Vakfı © Tüm hakları saklıdır.