2026 Yılı Mesajımız

بسم الله الرحمن الرحيم

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Salat ve selam; "Vahdet ve Kurtuluş Önderi Hz. Muhammed'e", Ehl-i Beyti'ne, Ashabı'na ve kıyamete kadar yolunu sürdürenlere olsun.

"Doğrusu bu sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin." (Enbiya 92)

1- Vahdet, Müslümanların kardeşlik esasına dayanan birliğidir. "Ancak müminler kardeştir." (Hucurat 10) İslam, insanları başka hususiyetlerinden dolayı değil, ancak inançlarına ve dinlerine göre tasnif eder. İman eden ve İslam dinine mensup olanları kardeş ilan edip bir topluluk kabul eder ve bunlara İslam ümmeti adını verir. İslam ümmetinin bireyleri, birbirlerine din bağıyla bağlıdırlar. Bu durum, İslam ümmetinin vahdetini zaruri kılar. Çünkü İslam ümmeti vahdet ile vücut bulur.

2- Vahdet, Müslümanlar için bir ihtiyaç ve zarurettir. Bugün Müslümanların en çok ihtiyaç duyduğu temel hususlardan biri vahdettir. Çünkü bugün Müslümanlar, dağınık halde olduklarından kâfirlerin zulmüne uğramakta, toprakları işgal edilmekte, yurtları ve bedenleri bombalarla paramparça edilmektedir. Son iki yıldır Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Yemen, Irak, Suriye ve son olarak İran'a ağır saldırılarda bulundular. İnşallah muvaffak olmayacaklar ve bu saldırılar, Siyonist işgal rejiminin sonunu getirecektir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, onların hedefi tüm İslam âlemidir. "Allah'a ve Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Yoksa çözülürsünüz ve kuvvetiniz gider. Bir de sabredin, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir." (Enfal 46)

3- Vahdet, İslam ümmetini güçlü kılan birliktir. İslam ümmeti; rengi, dili, ırkı ve coğrafyası ne olursa olsun, yeryüzündeki bütün Müslümanların oluşturduğu topluluktur. Bütün Müslümanlar İslam ümmetinin tabii birer üyesidir. İslam ümmeti vahdet ederse Müslümanlar küresel bir güç haline gelecektir. O halde hem İslam'ın emrini yerine getirmek hem de kuvvet sahibi olup şer güçlere karşı İslam'ı ve Müslümanları savunabilmek için her Müslümanın vahdet için çalışması şarttır. Müslümanlar vahdet etmedikçe daima güçsüz kalacak ve dolayısıyla dinlerini de kendilerini de hakkıyla savunamayacaklardır. Çünkü vahdet, yani Müslümanların birliği, imandan sonraki en büyük maddi güçtür. Birliğin olmadığı yerde güç olmaz. Güç olmadan yeryüzünden fitne ve fesat kaldırılamaz. Tarih boyunca Müslümanlar birlik olunca, sayıları az da olsa daima galip gelmişlerdir. Bu yüzden "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın." (Âl-i İmran 103)

4- En güzel örnek Hz. Muhammed'dir (sav). Hz. Muhammed (sav), âlemlerin Rabbi olan Allah'tan aldıklarını insanlara bildirerek onlara hayatın hakikatlerini haber vermiş, Rablerini tanıtmış, dinlerini öğretmiş, dolayısıyla bu dünya imtihanında neye, nasıl inanacaklarını ve neyi, nasıl yapacaklarını öğreterek kurtuluş yolunu göstermiştir. Bu yol, temeli Kur'an ve Sünnet olan İslam'dır. Hz. Muhammed (sav), İslam'ı hayatında en güzel şekilde pratize ederek insanlığa emsalsiz bir önder olmuştur. "Andolsun ki sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çok zikredenler için Allah'ın Resulünde güzel bir örnek vardır." (Ahzâb 21)

5- Kurtuluş önderi Hz. Muhammed'dir (sav). Allah (cc) Hz. Muhammed'e (sav) tabi olunmasını istemiştir. Hz. Muhammed'e tabi olan ve sünnetine uyanlar kurtulacaktır. Bu sebeple Müslümanlar için gerçek ve asıl kurtuluş önderi ancak Hz. Muhammed'dir (sav). İslam'dan başka bir dini veya beşeri bir ideolojiyi savunan hiçbir insan, Müslümanlar için kurtarıcı bir önder olamaz. Aynı şekilde İslam'dan başka hiçbir din ve hiçbir beşeri ideoloji insanlar için kurtuluş yolu değildir.

"Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse Allah onu, içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş budur." (Nisa 13) O halde gerçek kurtuluşa ermek için her Müslümanın Hz. Muhammed'e (sav) tabi olması, sünnetine uyması, getirdiği İslam'ı din ve dava edinmesi mutlak bir gerekliliktir. Hz. Muhammed (sav) yegâne kurtuluş önderidir.

"Her nefis ölümü tadacaktır. Yaptıklarınızın ecri, kıyamet günü size tastamam verilecektir. Kim ateşten (cehennemden) uzaklaştırılıp cennete konursa, gerçekten o kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir." (Âl-i İmran 185)

2026 Yılı Mesajımız

00