peygambersevdalilari@gmail.com
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam âlemlere kurtuluş önderi olarak gönderilen Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve seleme, güzide ashabına ve kıyamete kadar Aşura’yı bir kıyam şiarı olarak sürdürenlerin üzerine olsun…
1447 Hicri yılının, ilk ayı olan Muharrem ayındayız. Muharrem ayının 10’unda Hz. Hüseyin ve 72 yareninin Kerbela’da şehid edilmelerinin yıldönümüdür. Aşura Muharrem ayının 10.gününü ifade etmektedir. Bu günde, başta Hz. Hüseyin olmak üzere Peygamber ailesi ve sevenlerinin zalim gaddarlar tarafından acımasızca katledildiği, islam inanç değerlerinin ve ehli beytin hürmetinin atların ayakları altında çiğnendiği kara bir gündür.
O gün Hz. Hüseyin ve yarenlerini, zalim Yezid ve avenesinin gaddarlığına terk edenler, Kerbela’daki faciayı görmek istemeyenler, Ehli Beyt’in kadın ve çocuklarının atların ayakları altında çiğnenirken sırtını dönme bedbahtlığında bulunanlar, Kahhar olan Allah’a hesap vereceklerdir.
Bugün Gazze başta olmak üzere, nerdeyse İslam dünyasının her bir beldesi, adeta çağdaş bir Kerbela faciası yaşamaktadır. Üç yıldan fazladır, Gazze her gün yeni bir Kerbela’yı yaşamaktadır. Her gün katliam, her an açlık ve susuzluktan ölümler, her saat füze ve bombaların altında diri diri yanma, tamamen harabe haline getirilmiş şehirler…
Gazze bu yıkımı, katliamları, açlık ve susuzluğu yaşarken tıpkı Kerbela’da olduğu gibi seyirci olma bedbahtlığında bulunan hatta siyonist işgalcilere yardım edecek kadar alçalan sözüm ona müslümanların kahredici varlığı, çağdaş bir Kerbela acısını bize tattırmaktadır. Kerbela’da sessiz kalan müslümanların varlığı nasıl Kerbela acısını büyütüp katmerleştirirken; bugün Gazze’deki soykırıma sessiz kalan müslümanların varlığı da acımızı ve vebalimize artırmaktadır.
Ancak Kerbela’daki zalimler nasıl iflah olmamışlarsa; bugünün zalim ve katilleri de iflah olmayacaklardır. Başta siyonist katiller ve onların işbirlikçileri, en kısa zamanda kurdukları zulüm düzeninde kahr olup gideceklerdir. Müslümanlar ve sahip oldukları inanç sistemleri, zulme boyun eğmeyi kabul etmeyeceklerdir.
Çünkü Aşura, zulme karşı başkaldırma bilincidir. İhanete, tuğyana ve küfür sistemine karşı Hüseyince duruş sergilemektir. Aşura Mektebi; Zamanımızın Yezitlerine, İslam beldelerini işgale gelen emperyalist katillere ve onlara yardım etme bedbahtlığında bulunan içimizdeki ihanet şebekelerine Yahya Sinvar gibi cihad etmektir.
Zulme karşı çıkma ve hakkı haykırma izzeti Hz. Hüseyin ile bir mektebe dönüşmüş, tarih boyunca nice Hüseyinler bunu büyük bir onur ile sürdürmüş, Yahya Sinvar ve günümüzün güzide mücahitleri tarafından ise büyük bir şerefle temsil edilmektedir. Bu mektebin sevdalıları, bu bilinci inşaallah kıyamete kadar sürdüreceklerdir.
Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak; Aşura’nın bir direniş bilinci olarak, başta Gazze olmak üzere bütün İslam beldelerinde dalga dalga yayılmasını temenni eder, Gazze’nin ve bütün İslam dünyasının zulümden kurtuluşuna vesile olmasını niyaz ederiz.
PEYGAMBER SEVDALILARI VAKFI
Peygamber Sevdalıları Vakfı © Tüm hakları saklıdır.