peygambersevdalilari@gmail.com
Bismillahirrahmanirrahim
Ey insanlar!!!! Nerede insanlık…..
Zamanın durmaksızın hızla akıp gittiği ömür yolculuğunda, bir Hicri yılı daha geride bırakırken; aynı zamanda yeni bir başlangıcın eşiğindeyiz. Bugün İslam âlemi olarak yeni yılı, ne yazık ki ümmetin maruz kaldığı büyük acılar, işgaller ve çetin sınamalar altında hüzünlü bir iklimde karşılıyoruz. Yaşadığımız bu süreç bizler için bir yılgınlık sebebi değil; tarihi, bugünü ve geleceği yeniden okumamız için derin bir ibret vesilesidir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes yarın için önceden ne gönderdiğine baksın…” (Haşr Suresi, 18. Ayet)
Bugün insanlığa “medeniyet, insan hakları ve özgürlük” maskesiyle yön vermeye çalışan Batı dünyası, aslında korkunç bir ahlaki çöküşün ve zihni sapkınlığın pençesinde can çekişmektedir. Küresel ölçekte infial uyandıran Epstein davası ve arkasından saçılan utanç vesikaları, sözde gelişmiş bu düzenin çocuk istismarı, şantaj ve fıtratla savaş ağı ile ne derece kirli bir suç şebekesi üzerine kurulduğunu tüm çıplaklığıyla ifşa etmiştir. Gücü, ahlaktan, siyaseti ve sermayeyi, vicdandan koparan bu kokuşmuş zihniyet, insanlığın kurtuluş adresi olamaz.
Ancak bu zifiri karanlığın tam karşısında, ümmetin yüzünü ak eden çağdaş kahramanlık destanları yazılmaktadır. Tıpkı Mekke’nin en zorlu boykot günlerinde eğilmeyen ashab-ı kiram gibi, bugün Gazze’de, Filistin’de, Yemen’de, Doğu Türkistan’da ve tüm mazlum coğrafyalarda yükselen mukavemet, dünyaya sarsılmaz bir iman, izzet ve sabır dersi vermektedir. Gazze Direnişi, teknolojiye, kurulan küresel tuzaklara ve ihanetlere rağmen sadece Allah’a dayanan bu sarsılmaz irade, çağdaş direnişin en berrak örneğidir.
Tarihin en büyük dönüm noktası olan Hicret de tam böyle bir cehaletin, zulmün ve ahlaki çürümenin zirveye ulaştığı Mekke döneminde gerçekleşmişti. Resulullah (s.a.v.) ve Ashabı büyük baskılarla yurtlarından çıkarılmıştı. Fakat o kutlu Hicret; karanlığın yırtılmasına, inananların üzerindeki sıkıntıların peyderpey azalmasına ve hakkın batıla karşı mutlak zaferler elde etmesine vesile oldu. Hicret ruhu: Direniş, Diriliş ve Yenileniş yolculuğudur. Peygamberimiz (s.a.v.) bu kutlu uyanışı şu müjdeyle ifade buyurmuştur:
“«Hakiki muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” (Buhârî, Îmân,
Eğer bugün biz, Müslümanlar da şanlı mazimizden ders çıkarır, modern dünyanın bu çürümüş yapısını doğru analiz eder ve geleceğimizi sarsılmaz bir imanla inşa edebilirsek, Allah’ın izniyle ümmetin yeniden izzet bulacağı zaferler çok yakındır. Kurtuluş; Batı’nın sapkın dayatmalarını ve çağın ataletini reddederek, İslam’ın adalet, direniş ve ihya nizamına hicret etmekle mümkündür.
PEYGAMBER SEVDALILARI VAKFI olarak ümmeti ve insanlığı; küresel Siyonizm’in açtığı yaraların kapandığı, mazlumların felâha erdiği, adaletle yeniden yönetilmeye başlandığı nebevi bir düzenin gerçekleştiği, Müslümanlar arasında asgari bile olsa vahdetin ortaya çıktığı Hicri bir yıl diler. Hicri Yeni Yılımız hayırlı olsun.
Sosyal medya: /peygambersevdalilarivakfi
X ve TikTok: /Psevdalilari
Web: www.peygambersevdalilari.com
Peygamber Sevdalıları Vakfı © Tüm hakları saklıdır.